| |
MEDYUM VE
AÇILIMLARI
Kur'an-ı kerimde, gaybı ALLAH’tan başkasının bilemeyeceği
bildiriliyor. (Cin 26)
Gayb, duyu organları ile veya hesap ile, tecrübe ile
anlaşılmayan şey demektir. Birisinin altınları çalınır.
Medyuma, ruhçuya veya cinci denilen kimselere gidilir. Bunlar,
çalanı tarif eder. Bazen isabet ettiği de olur. Çalınan şey,
bize göre gayb ise de, çalana ve onu gören başkalarına göre
gayb değildir. Onu çalanı bir cin görmüşse, cin çalanı tarif
eder ve bulunur. Cin gaybı bilmiş olmaz. Ruh çağırıyoruz
denildiğinde de gelen cindir. Cin de geleceği, gaybı bilmez.
Bilmediği Kur'an-ı kerimde yazılıdır. (Sebe 14)
Cin, gaybı bilmediği gibi, melek, hatta Peygamber de bilmez.
Ancak ALLAHü teâlâ bildirirse, elbette onlar da bilir. (Cin
27)
Peygamber efendimizin devesi kaybolunca, münafıkın biri
(Cennetten, Cehennemden bahsediyor. Halbuki kaybolan devesinin
yerini bile bilmiyor) dedi. O anda ALLAHü teâlâ, devenin
nerede olduğunu Resulüne bildirdi. Peygamber efendimiz, yuları
bir ağaca takılmış olduğu halde deveyi görüp tarif etti.
Gittiler, tarif edilen yerde buldular.(M. Kâinat)
Birgivi Vasiyetnamesi’ndeki (Bir kimse, ben çalınanları,
kaybolanları ve bunların yerlerini bilirim dese, diyen de,
buna inanan da kâfir olur. "Bana cin haber veriyor, onun için
biliyorum" derse yine kâfir olur. Çünkü cin de gaybı bilmez.
Gaibi yalnız ALLAH bilir) yazısını Kadızade şöyle açıklıyor:
(Gaybı, ALLAHü teâlânın vahy ve ilham ettikleri de bilir. Cin
gaybı bilmez. Fakat cin, ben evliyadan duydum ki şöyle imiş
derse, küfür olmaz. Ancak cinler yalan söyledikleri için onlar
biz duyduk deseler de inanmamalıdır. ALLAHü teâlâ vahiy yolu
ile Peygamberlere gaybı bildirdiği gibi, ilham yolu ile de
evliyaya ve müminlere de bildirir.)
ALLAHü teâlâ gaybı Peygamberine, evliyasına ve dilediğine
bildirir. Evliyanın kerametleri çok görülmüştür. Mesela Hz.
Ömer’in, Medine’den İran’daki ordusunu görüp, kumandanına
(Dağa çekil dağa) dediği meşhurdur. Evliyanın ruhları da
yardım eder. (Şevahid-ün-nübüvve)
Ruh çağıranlar, ölenin ruhu geliyor diye milleti
kandırıyorlar. Kâfirlerin ruhları hapsedilmiştir. Gelmeleri
mümkün değildir. Müslümanların ruhları ise, fasıkların,
kâfirlerin çağırması ile gelmez. Kâfirlerin ruhları hapis
olduğu için rüyada bile görülmezler. Şeytan onların şekline
girip görünür. (Miftah-ül-Cenne)
Ruhçuların ruh hakkındaki söylediklerinin hemen hepsi
yalandır. Çünkü Kur'an-ı kerimde insanlara ruh hakkında çok az
bilgi verildiği bildiriliyor. (İsra 85)
Ruhçular, fazla bir şey bildiklerini iddia ediyorlarsa, bu
âyeti inkâr olur. İmam-ı Rabbani hazretleri, tenasühe inananın
kâfir olacağını bildiriyor. (C.2, m.58)
|
|
|